Fransa Hükümeti'nin müze çalışanlarından emekli olanların yarısının yerine yeni personel alınmaması kararı müzelerde grev başlattı. Bu kararın ardından 23 Kasım' da Pompidou Sanat Merkezi'nde çalışanların iş durdurmasının ardından hükümetin kararından geri adım atmaması üzerine Musee du Louvre, Musee Dorsay ve Versailles Sarayı da greve katıldı. her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği bu müzelerin kapalı olması ekonomide önemli yer tutan turizm gelirlerini etkileyeceğinden Fransa hükümetinin hızlı bir şekilde bu sorunu çözmesi gerekiyor. Sendikanın Kültür Bakanı Frederic Mitterand ile görüşmeleri sürüyor ama grevin ne zaman sona erdirecek bir noktaya hala ulaşılabilmiş değil. Turizmin yüksek sezonu Noel zamanında bu kriz, Fransız Hükümetinin başını çok ağrıtacağa ve turistleri büyük hayal kırıklığına uğratacağa benziyor ...7 Aralık 2009 Pazartesi
Paris Devlet Müzelerinde Grev Var!
Fransa Hükümeti'nin müze çalışanlarından emekli olanların yarısının yerine yeni personel alınmaması kararı müzelerde grev başlattı. Bu kararın ardından 23 Kasım' da Pompidou Sanat Merkezi'nde çalışanların iş durdurmasının ardından hükümetin kararından geri adım atmaması üzerine Musee du Louvre, Musee Dorsay ve Versailles Sarayı da greve katıldı. her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği bu müzelerin kapalı olması ekonomide önemli yer tutan turizm gelirlerini etkileyeceğinden Fransa hükümetinin hızlı bir şekilde bu sorunu çözmesi gerekiyor. Sendikanın Kültür Bakanı Frederic Mitterand ile görüşmeleri sürüyor ama grevin ne zaman sona erdirecek bir noktaya hala ulaşılabilmiş değil. Turizmin yüksek sezonu Noel zamanında bu kriz, Fransız Hükümetinin başını çok ağrıtacağa ve turistleri büyük hayal kırıklığına uğratacağa benziyor ...1 Ekim 2009 Perşembe
Müze Yönetimi ve Pazarlaması Hakkında Bir Kitap Eleştirisi
Oysa Türkiye’de müzecilik, kültür yönetimi gibi bölümlerimiz olmasına, birçok akademisyen ve profesyonel müzeci yetişmiş olmasına karşın müze pazarlaması üzerine Türkçe bir kaynak bulmak çok zor. Nisan 2009 da yayınlanan “Müze Yönetimi ve Pazarlaması” isimli kitap hariç tabii.
Yrd. Doç. Dr. Mete Sezgin ve Yard. Doç. Dr. Abdullah Karaman Tarafından yayınlanan kitap bu konuda hazırlanmış ender Türkçe kaynaklardan biri ama ne yazık ki başarılı bir başlangıç değil. Müze pazarlaması hakkında karşılaştığım bir diğer Türkçe yayın da Taç Vakfı Yayınlarından çıkan Canan Demir’ in “Müzelerde Çağdaş Pazarlama “ isimli çalışması.
29 Eylül 2009 Salı
Müze Markasında Mimarinin Önemi: Berlin Yahudi Müzesi Örneği
Geçenlerde Berlin'deki Yahudi Müzesi'ni ziyaret ettim. Müzecilikte mimarinin önemini çok net bir şekilde ortaya koyan bir örnek Berlin Yahudi Müzesi (Judisches Museum). Koleksiyonundan önce mimarisiyle ziyaretçiye bir "deneyim" yaşatmayı hedefliyor. Bu müze aracılığıyla size mimarinin ziyaretçi deneyiminin, dolayısıyla müze markasının ne kadar önemli bir parçası olduğundan bahsetmek istiyorum.Berlin'de bir Yahudi müzesi açılması fikri on yıllardır gündemde olan bir konu imiş.
Etiketler:
berlin-yahudi-muzesi,
deneyim-muzesi,
muze-deneyimi,
muze-markasi,
muze-mimarisi
13 Ağustos 2009 Perşembe
MoMA' da Yazını Planla

Museum Of Modern Art yani nam-ı diğer MoMA yeni interaktif sitesi ile ziyaretçilerin yaz planlarına müzeyi de dahil ediyor. Summer at MoMA isimli bu uygulama yaz boyunca müzedeki etkinlikleri sizin yerinize araştırıyor ve sizin için sıralıyor. Peki MoMA bizim tercihlerimizi nereden mi biliyor? Söyleyelim;
Sosyal paylaşım sitelerinin en popülerlerinden biri olan Facebook' u sadece bir ortam olarak kullanmakla yetinmeyen MoMA, siteyi bir araç olarak kullanıyor. mydayat.moma.org adresinden siteye ulaşıyor ve müzeyi ziyaret edebileceğiniz tarih aralığını işaretliyorsunuz. Açılan ekranda size iki seçenek sunuluyor. Dilerseniz MoMA Summer sayfasında kendi hesabınızı oluşturuyor ve özelliklerinizi buraya ekliyorsunuz ve kişisel beğenilerinize göre etkinlikleri görebiliyorsunuz. Eğer böyle bir hesap oluşturmakla uğraşmak istemezseniz; MoMA facebook hesabınızda "text mining" yaparak sizin kişisel tercih ve zevklerinizi öğreniyor ve bu bilgileri kullanarak size uygun sergi ve etkinliklerin bir listesini sunuyor. Bir dahaki ziyaretinizde de sizi hatırlıyor. bu sayfayı kullanarak ziyaret bilgilerine ulaşabiliyor, bir gününüzü planlayabiliyor, biletinizi satın alabiliyorsunuz.
Etiketler:
MoMA,
museum-of-modern-art,
muze-sosyal-ag,
muze-web-uygulamalari,
my-summer-at-moma
9 Ağustos 2009 Pazar
Yılmaz Özdil'e Cevap
Sayın Yılmaz Özdil;Bugün Hürriyet gazetesinde yayınlanan köşe yazınız beni çok şaşırttı ve üzdü. Yazılanların doğru olmasının mümkün olmaması bir yana hiçbir araştırma yapmadan böyle bir yazı hazırlamanız; müzelerimizi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'mızı bu kadar kolay harcamanız, beni gerçekten büyük bir hayal kırıklığına uğrattı...
Etiketler:
hurriyet gazetesi,
muze kart,
yilmaz özdil
28 Temmuz 2009 Salı
Müzelerde Pazarlama Fonksiyonları
Müzelerde marka yönetimi ve pazarlama fonksiyonlarını 6 adımda anlatan sunumum.
Muzelerde Pazarlama Fonksiyonları
View more presentations from muzepazarlama.
Etiketler:
kurumsal iletişim,
marka yönetimi,
müze pazarlama
27 Temmuz 2009 Pazartesi
Sorun Gerçekten Bilet Fiyatları mı?
15 Temmuz tarihi itibariyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı 83 müze bedava gezilebiliyor. Bu uygulamaya sebep olarak da bu müzelere halkin ilgi göstermemesi ve tur rehberlerinin bu müzeleri rotalarına dahil etmemeleri gösteriliyor. Basında yer alan haberlere göre ziyaretçi sayılarında gerçekten bir artış sağlandığı da görülüyor. Peki sonuçları açısından doğru gibi görünen bu uygulama gerçekten problemi çözebilecek mi? Belirlenen bu 83 müzenin daha önce rağbet görmemesinin nedeni bilet fiyatlarının pahalılığı mıydı?Türkiye'nin her yerindeki kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müzelerde bilet fiyatları sabit ve çok pahalı olduğu da söylenemez. Ayrıca 20 YTL verip bir yıl boyunca bütün bu müzeleri istediğimiz kadar gezmek gibi bir ayrıcalık da bizlere sunuldu. Bilet fiyatları bakımından aralarında bir fark bulunmayan müzelerden bazılarını yüzbinlerce kişi ziyaret ederken (yabancı değil yerli) bazılarının ziyaretçi sayıları yerlerde sürünüyorsa bence sorunu başka bir yerde aramak lazım.
Kimileri diyebilirki sonuçta ziyaretçi sayısı arttırılmış görünüyor. Sürekliliği olmayan bu artışın müzeye hiçbir faydası yok. Yıllarca müzenin önünden geçmiş ve içeride ne olduğunu hiç merak etmemiş; bir gün bedava olunca bir göz atmak için içeri girmiş ve bir daha da müzeye uğramayacak suni ziyaretçiler yaratmanın Türkiye müzeciliğine de kültür hayatına da bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum. Herkes bedava sunulan birşeyi bir kere deneyebilir. Burada asıl önemli olan bu kişilerin müzeye bilinçli olarak gelmelerin ve müzeden birşeyler alarak çıkmalarının sağlanmasıdır.
Tam bu noktada birçoğumuzun hala alışamadığı pazarlama kavramı tekrar karşımıza çıkıyor. Müzeyi "bir süre" ücretsiz ziyarete açarak bir tanıtım kampanyası yapılmaya çalışıldığını düşünelim. Asıl önemli olan ziyaretçilerin içeride ne görmeyi bekledikleri ve müzenin beklentileri karşılayıp karşılayamadığıdır. Hiçbir pratik fayda vadetmeyen birşeyi bedava bile olsa kimse talep etmeyecektir. Müze ziyaretçilerine mutlaka bir fayda sunmalıdır. Ziyaretçi geldiği zaman müzeden ne beklemesi gerektiğini bilmelidir. Yani müze ziyaretçiye sunduğu faydalar konusunda bir algı yaratmakla yükümlüdür. Bu da ancak müzenin "pazarlanması" ile mümkündür.
Diyebilirsiniz ki müzenin parası yok televizyonda reklamlar, gazetelerde afişler yayınlayamaz, Billboardlara boy boy ilanlar veremez. Zaten vermesin de gerek yok. Müze mutlaka parasını daha faydalı şeylere harcamalı. Hem zaten pazarlama illa ki çok büyük bütçelerle yapılacak diye birşey de yok. Müze çok rahat bir şekilde pazarlama faaliyetlerinde interneti bir ortam olarak kullanabilir. Hem de doğru kullanılması durumunda geri dönüşü çok büyük bir pazarlama aracı olacağının garantisini verebilirim. Sosyal ağ siteleri, bloglar, müze ile ilgili uygulamalar, oyunlar gibi birçok mecra kullanılarak müze ilgilisine direkt olarak ulaşılabilir.
Ücretsiz müze gezisi uygulaması ancak ve ancak müzenin tanıtım kampanyasının küçük bir parçası olabilir. Bu da ancak müzenin ziyaretçiye sunduklarına çok güveniyorsanız faydalı olur. Eğer müze ziyaretçiye birşey katmıyorsa, bedava bile olsa, ziyaretçi bunu bir zaman kaybı olarak görecektir. Kendisi için zaman kaybı olarak görmesinden daha kötü olan şey ise başkalarına da bunu bu şekilde anlatması olacaktır.
Eğer Türkiye müzeciliğinin gelişmesini istiyorsak önce sorunu doğru belirleyelim lütfen. İhtiyacımız olan suni ziyaretçi artışları ile kendimizi kandırmak değil; müzelerimizi çağdaş sergileme ve işletme standartlarına kavuşturmak, personel eksiklerini gidermek ve mutlaka pazarlama fonksiyonunu kullanmaktır.
10 Temmuz 2009 Cuma
Bursa Kültür Organizasyonlarına Devam Ediyor
Yaşayan bir Müze Kent olmayı hedefleyen Bursa hedefine doğru hızla ilerliyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında Avrupa Müze Forumu'na ev sahipliği yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi şimdi de Dünya Kaleli Kentler Birliği'nin Sempozyumuna ev sahipliği yapacak. 9-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek ve 28 farklı ülkeden 153 şehrin temsilcilerinin bulunacağı sempozyumun hazırlıklarını incelemek için gelen Dünya Kaleli Kentler Birliği Başkanı John Price, Bursa'yı çok beğendiğini ve Başkan Recep Altepe'nin surlara yönelik gerçekleştirdiği çalışmaları takdirle karşıladığını belirtmiş.
Ülkemizde kültür organizasyonlarındaki İstanbul tekelinin kırılıyor olması çok büyük bir gelişme. Dünya kültür hayatına tek bir şehirle değil birçok şehrimizle damga vurmamız lazım. Bursa kendi kültür zenginliğini doğru şekilde vurgulayarak ve ona sahip çıkarak değerini yükseltiyor. Bu bağlamda Bursa'da yeni müzeler açılıyor, kültür ve sanat merkezleri kuruluyor, Tarihi Kentler Birliği gibi bir birliğin ortaya çıkmasında öncü oluyor. Böylece dış dünyaya Türkiye'nin tek değerli ve görülesi yerinin İstanbul ya da kıyıları olmadığını gösteriyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesini ve bu organizasyonların Bursa'da gerçekleşmesine katkıda bulunan herkesi kutluyorum. Umarım başka şehirler de Bütün bir şehri müze gibi görür, ona aynı kıymeti verir, aynı özen gösterirsek sonuçların ne olacağını görür, markalarını böyle konumlandırır ve meyvelerini toplamaya yakın zamanda başlarlar.
Ülkemizde kültür organizasyonlarındaki İstanbul tekelinin kırılıyor olması çok büyük bir gelişme. Dünya kültür hayatına tek bir şehirle değil birçok şehrimizle damga vurmamız lazım. Bursa kendi kültür zenginliğini doğru şekilde vurgulayarak ve ona sahip çıkarak değerini yükseltiyor. Bu bağlamda Bursa'da yeni müzeler açılıyor, kültür ve sanat merkezleri kuruluyor, Tarihi Kentler Birliği gibi bir birliğin ortaya çıkmasında öncü oluyor. Böylece dış dünyaya Türkiye'nin tek değerli ve görülesi yerinin İstanbul ya da kıyıları olmadığını gösteriyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesini ve bu organizasyonların Bursa'da gerçekleşmesine katkıda bulunan herkesi kutluyorum. Umarım başka şehirler de Bütün bir şehri müze gibi görür, ona aynı kıymeti verir, aynı özen gösterirsek sonuçların ne olacağını görür, markalarını böyle konumlandırır ve meyvelerini toplamaya yakın zamanda başlarlar.
Etiketler:
bursa,
marka sehir,
muze-kent
24 Haziran 2009 Çarşamba
Topkapı Sarayı'nı Kargaların Basması Bir Magazin Haberi midir?
Dün akşam Show Tv' de Topkapı Saray'ını kargaların basması ile ilgili bir haber izledim. Haberde kargaların sarayın bahçesindeki çiçekleri söktüğü, gübrelerinin mimariye zarar verdiği ve saray bahçesini kirlettiklerinden bahsediyorlardı. Müze başkanı İlber Ortaylı ve müze çalışanları durumdan rahatsızlıklarını bildiriyorlardı. Bu bir haber olabilir tabii. Bu soruna mutlaka bir çözüm bulunmalı. Ama bu haber Show haber'in yaptığı gibi bir magazin haberi gibi de sunulmamalı! Doğrusu fonda çalan müzik ve haberin üslubundan şahsım adına çok rahatsız oldum. İlber Ortaylı'nın ve müze yönetiminin bu haber yayınlanırken böyle bir üslupla yayınlanacağını bilmediklerini tahmin ediyorum. Yüzlerce yıl Osmanlı devletinin devlet erkanını ağırlamış Topkapı Sarayı'nın yaşadığı bir sorunun komik birşey gibi yayınlanmaması gerektiğine inanıyorum. Bu haberin müzenin kurumsal kimliğine ve markasına zarar verdiğini düşünüyorum. Şimdi bu sorun küçümsenir ve Saray geri döndürülemez zararlar alırsa bundan kim sorumlu olacak?
Etiketler:
karga,
kurumsal kimlik,
magazin,
topkapi sarayı
18 Haziran 2009 Perşembe
"Twit"leyen Müzeler
Twitter'ı duymayanınız yoktur herhalde. Ama ben yine de anlatayım. Twitter kelimesi ingilizce kuş cıvıltısı anlamına geliyor. Hani birisi " Aaa sen bunu nerden biliyorsun" dediğinde "kuşlar söyledi" deriz ya; işte twitter da böyle bir işlev görüyor. Bu site diğerlerinin neler yaptığını kulağımıza fısıldıyor ve tabii cep telefonumuzdan da takip edebiliyoruz.
Şimdi kendinize bunun müzelerle ne ilgisi olduğunu soruyor olabilirsiniz? Nasıl bir ilgisi olduğunu açıklayayım.Londra'daki National History Museum, California'da bulunan Paul Getty Museum, yine Londra'danki British Museum ve daha birçok müze twitter'da takipçilerine gün içinde sürekli mesaj gönderiyorlar. Yazdıkları bir veya iki cümlelik kısa mesajlarla takipçilerini müzedeki etkinlikler hakkında bilgilendiriyor, koleksiyonları hakkında bilgi veriyor. Müze hakkında haber almaya hevesli bu kişilerle etkin ve sağlıklı bir iletişim kurmayı başarıyor.Twitter'da hala Türkiye'den bir müze yok; ama olacak gibi. Facebook gibi sosyal ağ sitelerinde etkinleşmeye başlayan Türkiye müzeleri yakında bu iletişim kanalını da farkedecek ve dahil olacaklardır. Bu da müzecilerin, müzenin amacının kültür varlıklarını sadece korumak değil; aynı zamanda onlarla müze ilgilisi arasındaki iletişimi de sağlamak olduğunu fark etmeye başladığının en güzel göstergesi bence.
Etiketler:
muze pazarlama,
müze,
twitter
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)